Tera Group’un hızlı büyümesi şirket içinde sert çatışmalara yol açtı. Şubat 2026’da kurucu Emre Tezmen’in yardımcısı Emir Münir Sarpyener ile üst düzey yöneticiler arasında yaşanan tartışmanın yumruklu kavgaya dönüştüğü, isimlerinin açıklanmasını isteyen kaynaklarca aktarıldı.
Tera’nın hisseleri 2025-2026 döneminde yaklaşık yüzde 2.000 değer kazandı. Buna karşılık fonların halka arz edilen şirketlerin hisselerini borçlanarak satın aldığı ve oluşan kâğıt kazançların büyüklüğü yatırımcılarda kuşku uyandırdı. North of South Capital LLP ortağı Kamil Dimmich, yapının gerçekçi olmayan değerlemelere dayanan manipüle edilmiş bir balon olduğunu savundu.
Borsa ve sermaye piyasası düzenleyicilerine olağandışı hareketler defalarca bildirildi. Eski mali suçlar araştırmacısı Ramazan Başak, 2022’de işlemin engellenmesini isteyerek Tera’yı piyasa fiyatlarını yapay biçimde yükseltmekle suçladı. Başak, erken müdahalenin krizin bu boyuta ulaşmasını önleyebileceğini belirtti.
Tera’yı eleştiren bazı kişilerin tehdit edildiği, hakaret içerikli mesajlar aldığı ve açıklamalarını geri çekmeye zorlandığı öne sürüldü. İki portföy yöneticisi de 2025 ve 2026’da endişelerini özel görüşmelerle düzenleyici kurumlara iletti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise Kasım 2025’te piyasaların kurallara bağlı olması gerektiğini belirtti.
Baskı Temmuz 2026’da belirgin biçimle arttı. Tera hisseleri yaklaşık üç ayda yüzde 60 değer kaybetti, yatırımcılar fonlardan çıkmaya başladı. Pusula Portföy’deki para çekme talepleri krizi derinleştirdi. Tera, karşılayamadığı geri alım taleplerinin 300 milyar lirayı, yaklaşık 6 milyar doları aştığını açıkladı.
Emre Tezmen usulsüzlük yapmadığını ve şirketin organize bir spekülatif saldırının hedefi olduğunu savundu. Haberin dayandığı 25’ten fazla görüşmede, erken uyarıların neden yeterince dikkate alınmadığı ve olağanüstü yükselişten kimin kazandığı soruları yanıtsız kaldı.
Kaynak: Sözcü