Değerli metaller analisti Przemyslaw Radomski, altın fiyatlarındaki düşüşün kısa vadede sürebileceğini ve önümüzdeki günler ile haftalarda yeni dip seviyelerinin görülebileceğini öngördü. Altının 2026 yılındaki en düşük değerlerine yeniden yaklaşmasını olası senaryolar arasında değerlendirdi.

Radomski’ye göre birkaç hafta veya ay sürebilecek düzeltmenin ardından altın ve gümüşte yeniden yükseliş görülebilir. Piyasalardaki artan nakit ihtiyacının, zarar eden yatırımcıların diğer varlıklarını satmasına yol açması da satış baskısını artırabilir.

OCBC stratejistleri, tahvil getirilerindeki belirgin düşüşe rağmen altının toparlanamamasını zayıf bir piyasa görünümüne işaret etti. Petrol fiyatlarında gevşeme ve reel faizlerde gerileme, altının dengelenmesine katkı sağlayabilir; ancak bu gelişmelerin etkisi netleşmeden iyimser bir kısa vade görünümü benimsenemez.

TD Securities Kıdemli Emtia Stratejisti Ryan McKay, altının petrol gelişmeleri, faiz beklentileri ve Fed politikası nedeniyle baskı altında kaldığını belirtti. Brent petrolün varil fiyatının 117 doların üzerinde kapanması, enflasyon endişelerini güçlendirirken faizlerin yüksek kalabileceği yönündeki beklentiyi destekliyor.

FXStreet’in teknik değerlendirmesine göre 4 bin 15 dolar seviyesi altının ilk önemli direnci. Bu seviyenin aşılması hâlinde 4 bin 130 dolar ve 4 bin 220-4 bin 240 dolar aralığı gündeme gelebilir. RSI’nin 34,13 seviyesine gerilemesi ise satış baskısının güçlü olduğunu ve göstergenin aşırı satım bölgesine yaklaştığını gösteriyor.

Gümüşte 50 dolar seviyesinin korunması, analist Jesse Colombo için toparlanma açısından önemli. Altında ise 28 Ekim Fed kararı ve 29 Ekim’de açıklanması beklenen PCE enflasyon verisi, faiz beklentileri ve fiyat yönü üzerinde belirleyici olabilir.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika