Afetlerin ardından ortaya çıkan hizmet boşluklarının yüzde 76’sı ücretsiz bakım emeğiyle kapanıyor. Küresel iklime uyum finansmanının yalnızca yüzde 4’ü afet sonrası sağlık hizmetlerine, yüzde 2’si ise eğitime ayrılıyor. Kriz sonrası açıkları kapatan emek, finansmanın neredeyse tamamen dışında kalıyor.
Dünya genelinde bakım iş gücü yaklaşık 381 milyon kişiden oluşuyor ve toplam istihdamın yüzde 11,5’ini temsil ediyor. Ücretli bakım çalışanlarının yüzde 65’i kadın. Bu kadınlar çoğunlukla düşük ücretle, uzun saatler boyunca, sosyal güvencesi olmayan ya da kayıt dışı işlerde çalışıyor.
UN Women ile Dünya Bankası’nın ortak politika notuna göre bakım sektöründeki ortalama bir iş, imalat sektöründeki bir işe kıyasla 26 kat daha az sera gazı üretiyor. Bakım hizmetlerine ve politikalarına ayrılacak kaynakla 2035’e kadar 300 milyona yakın insan onuruna yakışır iş yaratılabileceği, çoğunluğundan kadınların yararlanacağı öngörülüyor.
Bakım, çocuk bakımı politikalarındaki boşlukların kapatılması için harcanan her 1 doların 2035’e kadar küresel gayrisafi yurt içi hasılaya 3,76 dolar olarak geri dönmesiyle de ilişkilendiriliyor. Bazı ülkelerde bakım emeğinin değeri gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 40’ına yaklaşıyor. Çalışma çağındaki kadınların yüzde 45’i ücretsiz bakım sorumlulukları nedeniyle iş gücü dışında kalırken, erkeklerde bu oran yüzde 5.
Bakım hizmetleri ev, okul, kreş, sağlık merkezi ve işyerini birbirine bağlayan yolculukları da kapsıyor. Engelli Kadın Derneği’nin UN Women desteğiyle 2024’te yaklaşık bin kişiyle yürüttüğü araştırmaya göre engelli kadınların yüzde 60,3’ü toplu taşımayı kullanırken kent içindeki erişilebilirlik engelleriyle karşılaşıyor. Antalya’da 9-20 Kasım’da düzenlenecek COP31’de bakım ekonomisi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve iklim politikaları birlikte ele alınacak.
UN Women, afet dönemlerinde bakım hizmetlerinin kesintisiz sürmesini, sağlık ve rehabilitasyonun afet planlarına dâhil edilmesini, erişilebilir altyapıya kaynak ayrılmasını ve kadınların ücretsiz bakım yükünü azaltacak kamu hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını öneriyor. Bakımın aileye özel bir sorumluluk olarak bırakılması yerine devlet, işveren ve toplum tarafından paylaşılması gerekiyor.
Kaynak: Milliyet Son Dakika