Yunanistan’da Batı Nil virüsü vakaları 2026 yılı başından 22 Ekim tarihine kadar 453’e ulaştı. 16-22 Ekim haftasında iki kişinin daha hayatını kaybetmesiyle toplam can kaybı 51 oldu; yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren 12 hasta kayıtlara geçti.

Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu, Atina çevresindeki Nea Smirni, Nea Filadelfia, Dafni, Nikaia ve Peristeri’yi yüksek riskli alanlar arasında gösterdi. Hayatını kaybedenlerin yaşları 36 ile 92 arasındaydı.

Marmara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Turan, mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıkların ve iklim krizinin vaka artışını hızlandırdığını belirtti. Sıcaklıklar, Culex cinsi sivrisineklerin üremesini ve virüsün bulaşıcı hale gelmesini hızlandırıyor.

Hastalığın insandan insana doğrudan geçmediğini belirten Turan, kuş göçleri, coğrafi yakınlık ve seyahat nedeniyle Trakya ile Ege kıyılarında risk bulunduğunu ifade etti. Kuşlar ve seyahatle taşınan sivrisinekler yerli popülasyonlara bulaşabilir.

Asya Kaplan sivrisineğinin İstanbul ve Türkiye’nin neredeyse tüm kıyılarında kalıcı bir istilacı olduğunu belirten Turan, küçük su birikintilerinde üreyebildiğini, gece ilaçlamalarının yetersiz kalabildiğini ve Dang humması ile Zika taşıma potansiyeli nedeniyle bilimsel çalışma gerektiğini aktardı.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, ısırılan bölgenin sabunculu suyla yıkanmasını, soğuk uygulanmasını, kaşımanın engellenmesini ve tırnakların kısa tutulmasını önerdi. Şişlik ve kaşıntıda yaş ve kiloya uygun antihistaminikler hekim veya eczacı önerisiyle kullanılabilir. Kortizonlu ürünler açık yara veya enfeksiyon şüphesinde kullanılmamalı. Isırıktan sonraki 2-14 günde yüksek ateş, baş ve kas ağrısı, halsizlik, ense sertliği ya da bilinç bulanıklığı gelişirse derhal doktora başvurulmalı.

Kaynak: Hürriyet