Gönüllünün İkilemi, ortak yarar sağlanması için en az bir kişinin maliyet veya risk üstlenerek harekete geçmesi gerektiği durumları açıklayan bir oyun teorisi problemidir. Bu yaklaşım, bireylerin kendi çıkarları ile grubun çıkarı arasında nasıl sıkışabildiğini inceler.

Örneğin bir binada yangın alarmı çaldığında ilk fark eden kişinin itfaiyeyi araması herkesin güvenliği açısından önemlidir. Ancak aramayı yapmak zaman harcamayı ve sorumluluk üstlenmeyi gerektirebilir. Herkes başkasının aradığını düşünürse harekete geçen kişi çıkmayabilir.

İkilemin temelinde, çözümün gerekli olduğunu bilen bireyin ilk adımı atmaktan kaçınması bulunur. Gönüllü olan kişi bir bedel öderken diğerleri aynı sonuçtan bedelsiz yararlanabilir. Bu nedenle herkes benzer bir hesap yaptığında ortak fayda beklenirken gönüllü de bulunmayabilir.

Bu davranış günlük yaşamda ortak kullanılan bir iş yeri mutfağının temizlenmesi, apartmanda bozulan bir lambanın değiştirilmesi ya da bir organizasyonun planlanması gibi pek çok durumda görülebilir. Her örnekte sonuç, bir kişinin önce hareket etmesine bağlıdır.

Bazı kişiler yine de gönüllü olabilir. Kişisel değerler, toplumsal normlar, vicdan, risk algısı ve başkalarının ne yapacağına ilişkin beklentiler bu seçimi etkileyebilir. Ayrıca kalabalık gruplarda sorumluluğun paylaşılacağı düşüncesi, bireyin ilk adımı atmaya isteksiz davranmasına yol açabilir.

The Volunteer’s Dilemma’nın ortaya koyduğu çelişki, harekete geçmenin grubun tamamı için yararlı olmasına rağmen ilk adımı atan kişi açısından maliyetli olabilmesidir. Bu yüzden bireysel açıdan mantıklı görünen davranışlar birlikte, grubun çoğu için kötü bir sonuç doğurabilir.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika