Erzurum Devlet Tiyatrosu yapımı Timur ve Yıldırım, Ankara Savaşı’nın ardından karşılaşan Emir Timur ile Yıldırım Bayezid’in hikâyesini sahneye aktarıyor. Eser, Rafet Elçi’nin Ahrar romanından Rafet Elçi ve İsmail Güneş tarafından uyarlandı.
Yapım, Osmanlı ve Timur imparatorlukları arasındaki üstünlük mücadelesini, savaşın iki hükümdarın geleceğe ilişkin planlarını etkileyen boyutunu ve esaretin ardından başlayan insani dramı ele alıyor. Timur’un siyasi hesapları, Yıldırım Bayezid’in esir düşmesiyle trajik bir zemine taşınıyor.
Mehmet Ali Köseoğlu’ya göre oyun, tarihî karşılaşmanın ötesinde iktidar, gurur, yenilgi, pişmanlık ve kaçırılan ihtimalleri bir araya getiriyor. Köseoğlu, tarih kitaplarındaki büyük hükümdar kimliklerinin yerine yaralı, yorgun, ihtiraslı ve kırılgan insanların yer aldığını belirtiyor.
Vedat Kan da yapımın, iki hükümdarı kendi kararlarının altında ezilen kişiler olarak sunduğunu kaydediyor. Kan, İsmail Güneş’in rejisinin seyirciyi tarihsel anlatının yanı sısa insan ruhuna ilişkin sorularla karşılaştırdığını ifade ediyor.
Her iki değerlendirme, oyunun geçmişle bugün arasında kurduğu bağa işaret ediyor. Aynı coğrafyanın insanlarının birbirine karşı kılıç çekmesi, ortak gelecek kurulamaması ve küçük hesapların büyük imkânları ortadan kaldırması temel meseleler arasında gösteriliyor. Savaş meydanında yenilmek ile ortak bir geleceği yitirmek arasındaki fark, yapımın günümüz güç mücadeleleriyle ilişkilendirilen yönünü oluşturuyor.
Güneş’in yönetmenliğinde ışık, ritim, beden ve müzik düşünsel akışı destekliyor; dekor, kostüm ve ışık tasarımı ise dönemin atmosferini kuruyor. Emre Satı dekor, Gökçe Şener kostüm, Eser Dursun ışık tasarımını üstlendi. Gürkan Çakıcı müzikleri, Nazlı Zeren Türkay dans ve hareket düzenini, Eren Aysan dramaturjiyi yürütüyor. İlk sezonunda Erzurum, Elazığ, Malatya, Konya ve Ankara’da sahnelenen oyun ikinci sezonunda Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda sürecek.
Kaynak: Yeni Şafak