Bağırsak mikrobiyomu üzerine yaklaşık 15 yıldır çalışan ve ZOE’nin kurucu ortaklarından olan Profesör Tim Spector, beslenme ile ruhsal iyilik hali arasındaki bağın daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizma sindirim, bağışıklık sistemi ve metabolizma süreçlerinde rol oynuyor.

ZOE tarafından yürütülen araştırmada, bağırsak sağlığını destekleyen beslenme önerilerini uygulayan katılımcılar yaklaşık 18 haftanın sonunda uyku kalitelerinde iyileşme, enerji düzeylerinde artış ve kendilerini daha mutlu hissetme gibi değişiklikler bildirdi. Öneriler; haftada en az 30 farklı bitkisel besin tüketmek, lif alımını artırmak, fermente gıdalara yer vermek ve aşırı işlenmiş gıdalarla rafine şekeri azaltmak yönündeydi.

Fermente gıdaları inceleyen başka bir çalışmada da ruh hali ve enerji düzeyleriyle ilgili olumlu geri bildirimler elde edildi. Spector, ruh sağlığına ilişkin bulguların ilk araştırmanın temel amacı olmadığını ve sonuçların beklenmediğini açıkladı. Verilerin beslenme ile ruhsal iyilik hali arasında bir ilişki gösterebileceğine işaret ettiğini ifade etti.

2017 yılında Avustralya’da yapılan SMILES araştırmasında, orta veya ağır depresyon tanısı bulunan 67 kişi yer aldı. Beslenme değişikliği desteği alan gruptaki katılımcıların yaklaşık üçte biri, 12 haftanın sonunda depresyon tanı ölçütlerini karşılamadı. Yalnızca sosyal destek alan grupta bu oran yüzde 8 oldu. Bulgular beslenmenin depresyon tedavisini destekleyebilecek yaklaşımlardan biri olabileceğini düşündürüyor; tek başına tedavi yerine geçtiğini göstermiyor.

Akdeniz tipi beslenmenin daha düşük demans riskiyle ilişkili olduğunu belirten araştırmalar da bulunuyor. Ancak bu modelin demansı kesin olarak önlediğine dair yeterli kanıt yok. Beyin sağlığı açısından önem taşıyan vasküler demans deneyimini yaşayan annesi nedeniyle bu konuya kişisel ilgisi bulunan Spector, katı ve kısa süreli diyetler yerine sürdürülebilir alışkanlıkların benimsenmesini öneriyor.

Bağırsaklarla beyin arasındaki iletişimde vagus siniri ve kimyasal sinyaller etkili olabiliyor. Beslenme, mikrobiyomun yapısını değiştirerek bu sinyalleri etkileyebilir; ancak mikrobiyomun beyin işlevlerini hangi mekanizmalarla ve ne ölçüde etkilediği henüz tam olarak açıklanmış değil. Beslenmenin kilo kontrolüyle sınırlı olmadığını gösteren bulgulara rağmen depresyonu veya demansı tek başına tedavi ettiği ya da önlediği yönünde kesin sonuç çıkarılamıyor.

Kaynak: Hürriyet