Ciltteki kırışıklıklar yalnızca yaş almayla ilişkili değildir. Güneş ışınları, yetersiz uyku, sigara kullanımı, uygun olmayan bakım ürünleri ve bazı temizlik alışkanlıkları cildin nemini ve esnekliğini olumsuz etkileyebilir.
Güneş koruyucu kullanmamak, erken yaşlanmanın önemli çevresel etkenlerinden biridir. Bulutlu günler de dâhil olmak üzere açık hava koşullarında geniş spektrumlu ve en az 30 koruma faktörlü ürün kullanılması, yüz, boyun, dekolte ve ellerin korunmasına yardımcı olur. Koruyucu, açık havada düzenli aralıklarla yenilenmelidir.
Vücudun yeterli su alması ve uygun nemlendirici kullanılması cildin nem dengesini korur. Su tüketimi tek başına kırışıklıkları gidermese de yetersiz su alımı kuru, mat ve gergin bir görünüme yol açabilir. Nemlendiricilerde hyalüronik asit, gliserin ve seramid gibi bileşenler bulunabilir.
Makyajla uyumak gözeneklerin tıkanmasına ve tahrişe yol açabilir. Sık yıkamak, sıcak su kullanmak ve cildi sert hareketlerle ovalamak doğal koruyucu tabakayı zayıflatabilir. Yüzüstü veya yan pozisyonda uzun süre uyumak da yüzde kırışıklıkların belirginleşmesini destekleyebilir.
Yetişkinler için önerilen 7-9 saatlik uyku süresini hedeflemek, düzenli uyumak ve sigarayı bırakmak cildin görünümünü destekler. Sigara dumanındaki zararlı maddeler oksidatif stresi artırarak kolajen ve elastin yapısına zarar verebilir. Yetersiz uyku ise cildin yorgun ve solgun görünmesine neden olabilir.
Dengeli beslenme, cilt bakımının ayrılmaz bir parçasıdır. Sebze, meyve, balık, kuruyemiş ve protein kaynakları beslenme düzenine dâhil edilmelidir. Kuru, yağlı, karma veya hassas cilde uygun ürünler seçmek, yeni ürünlerin ciltteki etkisini gözlemlemek ve cildi nazikçe temizlemek temel bakım adımları arasında yer alır.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika