Özel bir bankada kıdemli banka analisti olarak görev yapan kadın, doğum iznine ayrıldığı sırada yerine başka biri istihdam edildi. İzinden döndükten sonra bankacılık yerine sigorta sektörünü takip etme görevi verilen kadın, teklifi kabul etmeyerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetti.

Davacı, görev ve ücret bakımından doğum öncesine göre dezavantajlı konuma getirildiğini, çalışma koşullarının aleyhine değiştirildiğini ve bazı yöneticilerin mobbing uyguladığını ileri sürdü. Ayrıca hakkına düşen primin ödenmediğini, ücret zammının düzeltilmediğini ve eski görevine geri dönülmediğini açıkladı.

İş Mahkemesi kıdem tazminatını kabul etti, ancak ayrımcılık ve manevi tazminat taleplerini ispat yetersizliği nedeniyle reddetti. Mahkeme, ikiz gebeliğin doğum öncesinde normal gebeliğe göre daha stresli olduğunu ve işverenin davranışlarıyla erken doğum arasındaki illiyet bağının kesildiğini belirtti. Davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ardından karar temyiz edildi.

Yargıtay 9. Yargıtay Hukuk Dairesi, dosyadaki deliller ve tanık anlatımları doğum izninin bittiği dönemde işçiye uzmanlık alanı dışındaki bir görevin teklif edildiğini gösterdiğini tespit etti. Davacının, işverenin eylemlerine karşı uygunluğun güçlü biçimde ortaya çıktığı değerlendirildi.

Daire, 4857 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin son fıkrası uyarınca ispat yükünün işverene geçtiğini ve işverenin, görev değişikliğinin nedenlerini ve farklı muamelenin haklı gerekçelerini somut olgularla açıklamadığını belirtti. İlk derece mahkemesinin ayrımcılık tazminatı talebini reddetmesi bu nedenle hatalı bulundu ve karar bozuldu.

Kaynak: Habertürk Ekonomi