IEA Başkanı Fatih Birol, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen COP31'e Doğru Yatırım Zirvesi başlıklı programa videokonferansla katıldı. COP31'in hem Türkiye hem de dünya için önemli bir fırsat olduğunu belirten Birol, görüşmelerinde elektrifikasyonun ana gündem maddesi olarak öne çıkarılmasını önerdi.

Birol, gündemdeki enerji krizinin tarımdan enerjiye kadar ekonominin birçok alanını etkilediğini ve etkisini sürdürebileceğini ifade etti. Batı Sibirya'dan Avrupa'ya uzanan boru hatları ile Hürmüz Boğazı'ndan Asya'ya ve dünyanın diğer bölgelerine yapılan petrol ve doğal gaz sevkiyatının enerji akışındaki iki ana hattı oluşturduğunu hatırlattı.

Bu iki hattın zorlu koşullarla karşılaştığını söyleyen Birol, hükümetlerin ve şirketlerin yeni enerji kaynakları, ticaret ortakları ve politikalara yönelmeye başladığını bildirdi. 1973 ve 1979'daki petrol krizlerinin nükleer endüstrisinin gelişimine ve otomobillerde verimliliğin artmasına yol açtığını anlatan Birol, benzer bir dönüşümün güncel krize de yanıt oluşturabileceğini düşündü. Enerji krizinin 2027'de tamamen normalize olması konusunda iyimser olmadığını da açıkladı.

Birol, hükümetlerin enerji güvenliği risklerini azaltmak için ulaşımdan ısıtmaya ve sanayiye kadar mümkün olan alanları elektriklendirmeyi gündeme aldığını kaydetti. Elektriğin toplam enerji içindeki payının şu anda yüzde 23 olduğunu belirten Birol, 2035'te bu oranın yüzde 35'e çıkarılması için ülkelerin imzalayabileceği bir taahhüt önerdi. Birol, bu yaklaşımın enerji güvenliğini artırmasının yanı sıra emisyonları azaltacağını savundu.

Birol, hedef için Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile COP'u ortak düzenledikleri Avusturalya Başbakanı Albanese'nin IEA'yı stratejik partner olarak ilan ettiğini aktardı. COP'un başarısı için katılım düzeyini ve elektrifikasyon taahhütünamesinin Antalya'da ortaya çıkmasını iki ölçüt olarak gösteren Birol, böyle bir kararın yatırımcılara ve sermayeye enerjinin geleceğinin elektrifikasyonda olduğunu bildireceğini söyledi.

Birol, güneş, rüzgâr ve nükleer üretim ile iletim hatlarından elektrikli araçlara, ısı pompalarından sanayide elektrik kullanımına kadar geniş alanlarda yatırım teşvikini destekleyeceğini belirtti. Antalya'nın, 2015'te imzalanan Paris Anlaşması gibi elektrifikasyon taahhüdüyle anılabileceğini umut ettiğini ifade etti.

Kaynak: Sabah Son Dakika