Türkiye’de kon sahibi olmak, birçok kişi için önemli bir motivasyon kaynağı ve tasarruf birikimlerini değerlendirme yöntemi. Gayrimenkul fiyatlarının artışı ve alternatif yatırım araçlarındaki riskler, konut talebini destekleyen başlıca etkenler arasında gösteriliyor. Bununla birlikte, özellikle ikinci el konut satışlarındaki daralma dikkat çekiyor.
Konut piyasası, TÜİK’in Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği satış istatistikleri ile TCMB’nin yayımladığı Konut Fiyat Endeksi ve Yeni Kiracı Fiyat Endeksi üzerinden izleniyor. Bu veriler, satış hacimlerinin yanı sıra konut ve kira fiyatlarındaki hareketleri değerlendirmeye imkân sağlıyor.
Eylül ayına ait satış verilerine göre ilk el konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,9 artarak 51.519 adede yükseldi. İkinci el konut satışları ise aynı dönemde %15,3 azaldı. Toplam satışlar içinde ilk el konutların payı %36,2, ikinci el konutların payı ise %63,8 oldu.
Konut Fiyat Endeksi eylülde bir önceki aya göre %1,2, bir önceki yılın aynı ayına göre ise nominal olarak %22,3 arttı. Ancak enflasyona göre reel olarak %5,7 geriledi. Yeni Kiracı Fiyat Endeksi’nde aylık %2,1, yıllık nominal %26,6 artış görülürken reel değişim %2,4 gerilemeye işaret etti.
Konut fiyatlarındaki reel düşüşün kiralardaki reel düşüşten daha belirgin olması, kira çarpanının gerilediğini gösteriyor. Kira çarpanı, konut fiyatının yıllık kiraya bölünmesiyle bulunuyor ve konutun kira geliriyle kendini kaç yılda karşılayabileceğine ilişkin bir ölçü oluşturuyor. Oranın düşmesi, amortisman süresinin kısaldığı yönünde yorumlanıyor; tek başına konutların ucuzladığı anlamına gelmiyor.
Oturma ihtiyacı nedeniyle ilk konutunu alacaklar için konut bir yatırım aracından çok ihtiyaç gideri olarak değerlendiriliyor. Yatırım amaçlı alımlarda ise konut fiyatı, kira geliri, reel değer kaybı ve amortisman süresi birlikte inceleniyor. Veriler, bazı dönemlerde konut yatırımlarının reel olarak değer kaybedebildiğini de ortaya koyuyor.
Kaynak: Yeni Şafak