İsrail Başbakanı Netanyahu'nun seçim öncesinde İran'a yönelik daha geniş bir askerî harekât planını gündeme getirmesi, ülkedeki güvenlik ve diplomasi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Planın zamanlaması ve kapsamı, seçim sonrası bölgesel tabloyu değiştirebileceği değerlendiriliyor.

Financial Times'ın aktardığına göre İsrail ordusunun bu ay hazırladığı plan, yılın başındaki ABD-İsrail saldırılarından daha geniş olabilir. Hedefler arasında nükleer tesisler, rejimle bağlantılı merkezler ve elektrik santralleri gibi sivil altyapı unsurları yer alabilir. New York Times ise operasyonun füze sistemleri, insansız hava aracı kapasitesi ve enerji altyapısını kapsayabileceğini bildirdi.

İran Araştırmaları Merkezi araştırmacısı Oral Toğa, saldırının ABD'nin 3 Kasım'daki ara seçimlerinden sonraya planlandığını ve operasyon için gereken Amerikan askerî varlığın bölgede tam olarak o dönemde bulunacağını öne sürdü. Toğa, İsrail'in seçim takviminin planın dilini belirleyebileceğini, asıl takvimin ise Washington tarafından tutulduğunu belirtti.

Toğa'ya göre derinlere yerleştirilmiş nükleer tesislere düzenlenecek saldırılarda ağır sığınak delici bombalar ve bunları taşıyan uçaklar açısından ABD'nin desteği belirleyici olabilir. İsrail'in tek başına enerji tesisleri ve füze rampalarını vurabileceği, ancak derindeki altyapıyı tümüyle etkisiz hâle getirmekte zorlanabileceği ifade edildi.

Bölgesel genişleme ihtimali de tartışılıyor. İranlı yetkililer, ticari gemiler, enerji tesisleri, veri merkezleri ve deniz altı internet kablolarının karşılık hedefleri arasında sayılabileceğini belirtti. Peiman Salehi, Suudi Arabistan'daki büyük petrol tesislerinin de risk altında olduğunu öne çıkardı. Böyle bir karşılık, küresel enerji arzı ve piyasaları üzerinde dalgalanma yaratabilir.

Toğa, kapsamlı bir saldırının ardından 1991 Irak'ına benzer görüntülerin ortaya çıkabileceğini ve amfibi çıkarma harekâtlarının gündeme gelebileceğini söyledi. Katranın ateşkes teklifinin masada kalması, Körfez ülkelerinin aracılık girişimleri ve ABD seçimleri ile enerji fiyatlarına duyarlılığı ise çatışmayı sınırlayabilecek etkenler arasında gösterildi.

Kaynak: Hürriyet