Yüksek tadilat maliyetleri ve kırma işlemlerinden doğan toz, ev sahiplerini mevcut zeminleri sökmeden yenileme arayışına yönlendiriyor. Son dönemde öne çıkan mikrosement, fayans ve parke yüzeylerine göre kesintisiz bir görünüm sunuyor.

Mikrosement; fayans, mermer ve betonun üzerine doğrudan uygulanabiliyor. Eski zeminleri sökme ihtiyacını ortadan kaldıran bu yöntem, daha az moloz oluşmasını ve yenileme sürecinin daha hızlı ilerlemesini sağlıyor. Zemin, duvar ve mobilyalarda aynı kaplama kullanılabiliyor.

Malzeme yalnızca 2-3 milimetre kalınlığında olduğu için binalara ek yük bindirmiyor. İnce yapısına rağmen aşınma ve çizilmelere karşı güçlü bir dayanım gösteriyor. Banyo, mutfak ve teras gibi alanlarda suya dayanıklı ve kaymaz özellikleriyle tercih ediliyor.

Yerden ısıtma sistemleriyle uyumlu çalışan mikrosement, ısıyı çevreye hızlı dağıtarak ahşap parkelere kıyasla enerji tasarrufuna katkı sağlıyor. Böylece ısınma ihtiyacı olan evlerde dekoratif bir zemin çözümü olarak değerlendiriliyor.

Uygulama sıcaklığının 15-25 derece olması gerekiyor. Uzman işçilik yetersiz kaldığında yüzeyde çatlama, kabarma ve renk dalgalanması görülebiliyor. Bu nedenle hazırlık ve kaplama sürecinin dikkatli yürütülmesi, kaplamanın ömrünü doğrudan etkiliyor.

Nem ve sıcaklığa bağlı hareket eden ahşap parkelerin üzerine mikrosement uygulanması önerilmiyor. Zamanla hareket eden parke yüzeyi, üzerindeki kaplamada çatlaklara yol açabiliyor. Bu risk nedeniyle mevcut ahşap zeminler öncesinde uygunluk açısından değerlendirilmelidir.

Kaynak: Sabah Son Dakika